Narsist kişi kime denir ?

semaver

Global Mod
Global Mod
Narsist Kişi Kime Denir?

Hikâyemi paylaşırken, bu kavramı ne kadar derinlemesine incelediğimi fark ettim. Sonunda bulduğum yerden çok memnun kaldım, umarım siz de aynı şekilde bulursunuz…

Günlerden bir gün, senelerdir çok yakın arkadaşım olan Baran’la kahve içiyorduk. Birden, o dikkatli gözleriyle yüzüme baktı ve “Seni biraz tanımak zor, farkında mısın?” dedi. Cevap vermek için bir saniye duraksadım. “Ne demek istiyorsun?” diye sordum. Baran, gülümsedi ve “Sen, her şeyin üzerine bir maske takıyorsun, hayatını bu şekilde düzenliyorsun. Senin için neyin gerçek, neyin yapmacık, bence çok belli değil,” dedi. Sözlerinin altında yatanı anlamak kolay değildi. Sonra derin bir iç çekişle ekledi: “Bir narsist gibi davranıyorsun…”

Bu cümle, beni hem şaşırttı hem de düşündürdü. Narsist olmak ne demekti gerçekten? Yalnızca egosunu şişiren insanlar mıydı narsistler? Gerçekten onlar mı duygusuzdu? O an, soruları bir kenara bırakıp olayları anlamaya karar verdim.

Narsizmin Derinliklerinde

Narsizm, toplumsal açıdan sıkça karşılaştığımız ancak çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kişilik özelliğidir. İnsanlar, narsistliği daha çok "ben merkezci" veya "bencil" olmakla özdeşleştirirler. Ancak narsizm daha derin, karmaşık ve tarihsel bir yapıya sahiptir. Toplumda narsizm genellikle erkeklerde daha belirgin olarak görülür, ancak kadınlar arasında da azımsanamayacak kadar yaygındır.

Narsist bir kişi, kendisini sürekli olarak diğerlerinden üstün görür. Ancak bu üstünlük hissi, aslında içsel bir boşluktan kaynaklanır. İnsanlar, bu boşluğu dışarıya yansıtarak kendilerini daha değerli hissetmeye çalışır. Özgüvenle narsizmin arasındaki ince çizgi, bazen fark edilmeyebilir.

Tarihsel olarak bakıldığında, narsizmin kökenleri Antik Yunan’a kadar gider. Narsis, bir nehir tanrısının, suya düşüp kendi yansımasına aşık olmasını anlatan bir mitolojinin figürüdür. Bu mit, narsizmin başlangıcını simgeler: kişinin kendisini dış dünyadan yalıtarak, sadece kendi yansımasına aşık olması. Ancak zamanla, bu mitolojik figür, sadece bireysel bir aşkı değil, aynı zamanda toplumsal bir bozukluğu ifade eder hale gelmiştir.

Narsist İnsan Olmak Ne Demek?

Bir narsistin davranışlarını incelediğimizde, temelde kendilerine sürekli onay arayışında olduklarını görürüz. Bu kişiler, etraflarındaki insanlardan sürekli ilgi, takdir ve hayranlık beklerler. Ancak bu davranış, çoğu zaman yüzeysel bir ilişki oluşturur. Gerçek anlamda empatiye sahip değillerdir, çünkü kendilerini ve başkalarını sadece kendi üstünlüklerini pekiştirmek için kullanırlar.

Peki, bir narsist erkek ve kadın arasındaki farklar nelerdir? Narsizmin cinsiyetle ilişkili bir yönü olsa da, her iki cinste de benzer temel eğilimler gözlemlenir. Ancak erkeklerdeki narsizm genellikle stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşımdan beslenirken, kadınlardaki narsizm daha çok ilişkisel ve empatik bir biçimde şekillenir.

Erkeklerin Narsizmle İlişkisi: Strateji ve Güç

Erkeklerin narsistik özellikleri çoğunlukla toplumsal güçle ilişkilidir. Erkeklerin kariyerlerine, başarılarına ve toplumsal statülerine odaklanarak kendilerini tanımlarlar. Narsist bir erkek, sıkça başkalarına göre üstün olma çabasıyla hareket eder, liderlik pozisyonlarında yer almak ister. Bu erkekler, dış dünyaya güçlü ve başarı odaklı imajlar sunarken, içlerinde bir güvensizlik hissi taşıyabilirler.

Ancak narsist erkek, genellikle çözüm odaklıdır. Karşılaştığı sorunları mantıklı bir şekilde çözme eğilimindedir, çünkü sorunları çözme süreci onun için gücünü pekiştirme aracıdır. Bu noktada, narsizm bir stratejiye dönüşür. Ancak bu strateji, başkalarını manipüle etmek ve kendisine hizmet etmelerini sağlamak amacıyla kullanılır. Kendi istekleri doğrultusunda bir çevre yaratmaya çalışır.

Kadınların Narsizmle İlişkisi: Empati ve İlişki Kurma

Kadınlar arasında narsizm, genellikle ilişkiler üzerinden kendini gösterir. Bir narsist kadın, başkalarına olan ilgisini, sevilme ve değer görme ihtiyacıyla birleştirir. Onun için ilişkiler, kimlik inşa etmek ve çevresindeki insanları etkilemek için bir araçtır. Bu kadınlar, başkalarının duygusal durumlarını iyi okuyabilir ve bu durumları kendi lehlerine kullanabilirler.

Kadınların narsizmi, duygusal zekâ ve empatiyi kullanarak, ilişkisel bir stratejiye dönüşür. Bu noktada, narsist kadınlar, çevrelerindeki insanları etkileme becerileriyle tanınırlar. Ancak, uzun vadede bu ilişkilerde yüzeysel kalınır ve derin bağlar kurmak zorlaşır. Duygusal bağ kurma arayışı aslında bir yansıma, bir illüzyondur.

Narsizm, Toplumsal Bir Sorun Olarak

Günümüz toplumu, narsizmin çok yaygın olduğu bir toplum haline gelmiştir. Sosyal medya, bireylerin kendilerini sürekli sergileyebileceği bir platform sunarken, narsizmin artmasına neden olmuştur. İnsanlar, benliklerini sanal bir dünyada inşa ederken, gerçek dünyadaki ilişkilerinde yalnızlaşmaktadırlar. Toplumsal medya araçları, narsist bir insan için sürekli onay alma ve ilgi görme fırsatı sunar.

Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Sosyal medya gerçekten narsizmi pekiştiriyor mu, yoksa aslında insanların bu yönlerini açığa çıkarıyor mu? İnsanlar, kendilerini ne kadar doğal ve samimi şekilde sergileyebilirler? Bu sorular, toplumumuzun narsizmle ilişkisini daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Sonuç: Narsizmle Barışmak

Sonuç olarak, narsist olmak, yalnızca bencillik veya ego patlaması değil, daha derin bir içsel boşluğun ve güvensizliğin dışa yansımasıdır. Hem erkeklerin hem de kadınların narsizmle ilişkisi, toplumsal normlar ve kişisel arayışlarla şekillenir. Bu özelliği anlamak, başkalarını daha iyi anlamamıza ve daha sağlıklı ilişkiler kurmamıza yardımcı olabilir.

Peki, narsizmle ilgili sizin düşünceleriniz neler? Gerçekten narsist olmak bir kişilik bozukluğu mu, yoksa modern hayatın bir yansıması mı?
 
Üst